Sakın aldanma ufacık, tefecik olduğuma
Inan mangal gibi bir yürek taşırım ben
Sorma, nereliyim,bakma nasıl yaşadığıma
Mazlumların cephesinde, savaşırım ben
BULAMADIM
Yalan dünyanın halına
Dur diyeni bulamadım
Bülbülün güle nazına
Bir çare bulamadım
ÇOK ŞÜKÜR
Biz ne idik bizi dünyaya getirdin, dünyaya sahip olan habip
Hikmetine, senden gelene şükrederim, yarabbim sana çok şükür
Kıyıda, köşede kalmış, dertli kullarının derdine, olursun tabip
Hikmetine,senden gelene şükrederim, yarabbim sana çok şükür
DOSTUM
Sevgi nuru ile kaynar pişerler
Aşk atıyla dağları aşıp gelirler
Gönül bahçesinden gül dererler
Dostum güzellerin gül bahçesinde
BİR DOST GERÇEĞİ
Sene 1966 yılıydı, yaşım ise, henüz on altıydı,
İstanbul’da, bir temmuz sabahıydı,
Ellerinde mavzerlerle,
Asker ve polis her köşede pusudaydı,
ANNEME MEKTUP
Anne beni merak etme,
Ben şu anda,
Yozgat ceza evinde tutuklu bulunuyorum,
Yılmaz Güney var ya,
Şu filim artisti olan,
Hah işte onunla beraber sorgulanıyorum.
NASİHATIM
Kulak verin dinleyin beni yavrularım
Gün gelir kulağınızda küpe olur nasihatlarım
Sakın ha sakın her gördüğünüz kişiye sır vermeyin
BİZİM ELLER
Ömrümden bunca yıl geçmesine rağmen, 27.12.2005
Ne, doğup büyüdüğüm toprakları,
Ne, boğaz tokluğuna çalışan,
Çarıklı, tırpanlı, Kazım, Galıman, Melez, Selamet dayıları
Ne, tandırda, orakta, çapada emek veren,
Satı, Kömür, Yeter bibi gibi kadınlarla,
Açlıktan kaburgaları çıkmış,
Dünyalarına küsmüş, fakir, fukara yoksulları,
Ve nede, erenlerin başı olan,
Yüce, kırklar türbesini unuturum.
Elif’e, Fatma’ya, Ahmet’e, Mustafa’ya,
Yokluktan düğün dernek kuramazsın.
Hastalanınca, doktora, hekime şehere varamazsın,
Zahmeri ayında,
Bakımsızlıktan, çaresizlikten,
Üç günde ahreti boylarsın.
O günden sonra köyü bir yas alır,
Ne karadır şu anlımızın yazısı,
Meleşiyor koyun ile kuzusu diye,
Günlerce ağıt yakarlar,
Dinleyenlerin yüreklerini dağlarlar.
O dönemler hökümetten korkulup,
Gizli, gizli cem edilirdi, sanki suç işlenirdi,
Oysa ki cemlerde,
Barış, dostluk, tanrıya inanma,
Ve, insan sevgisi öğretilirdi,
Bunlar vazgeçilmez ilkelerdi.
İşte hep böyle,
Baskı, zulüm ve korkuyla geçti ömrümüz,
Ne yüzümüz güldü, nede gönlümüz.
Bizler isyan yerine sabretmeyi,
Haram yerine helalı ilke edindik,
Mazlumların yanında yer alıp,
Kerbela, Tunceli, Maraş,
Çorum ve Sivas’ta şehitler verdik.
İşte böyledir bizim ellerin yaşantısı,
Bilmem ne zaman değişir anlımızın kara yazgısı,
Dahasını ne sor, nede ben söyleyim,
Hadi git artık dostum, git’te,
Yaş kalmayan, kanlı gözlerimi sileyim...Ali yakar
BİLİRMİSİN
Ufukların arkasında
Bir ses gelir bilirmisin
Yedi kat gök katında
Makamı var bilirmisin
BENİ BULAMAZSINIZ
BELLİDİR DOSTUN
ONURLU DAVAMIZA
Duy benim, garip gardaşım duy,
Munzur dağlarında, öfke, kan vede nefret kokuyor,
Dersim’de, Maraş’ta,Çorum’da, Sivas’ta insanlar yakılıyor,
Haysiyetsizler, bunu Allah adına yaptık diyor.
Bizler, 1400 yıldır, acılar içinde kavrulduk,
Yağmur yağdı, deli poyraz esti, savrulduk.
Suçsuz yere, sebebsiz yere,
Karakollarda falakaya yatırıldık,
Coplar yedik hücrelerde, elektiriklere takıldık.
Doğduğumuza, pişman ettiler bin kere,
Binlerce kurban verdik karanlık gecelere.
Ayaz gecelerin soğuğunda, nöbetler tuttuk,
Atalarımızın yaşadığı topraklarımızdan kovulduk.
Neden niçin diye, kendimi sorguladım,
Düşündüm, taşındım, bir yanıtını bulamadım.
Bir lokma ekmeğe muhtaç olduk, ellerin yurdunda,
İhanetler gördük, sağımızda, solumuzda.
Güven duyduk, güvendiğimiz dostlara,
Umudumuz yitmedi, taşınacak yarınlara.
Emeğe saygı tükenmeyecek,
Nice, nice bahtiyarlar doğup büyüyecek,
Elbette sahip çıkacağız, kelle koltukta gidenlere,
İnsanlık onuruna, idam sehpasında can verenlere
Mapuslarda,
Binbir cefa gören, yiğitlerimizi unutmayacağız,
Kerbelada Hüseyin’i,
Nesimi’yi, Yusuf’u, İbo’yı, Deniz’i, Mahir’i,
Vede dersimde Mazlum doğan’ı, Yılmaz’ı, Ahmet’i
Her zaman yaşatacağız,
Bir cümlesi anılarımızda yaşıyor biiir, bir,
Anlamadık bire zalım,
Sende olan, bu ne nefrettir, bu ne kibir.
Acının, emeğin ne olduğunu bilenler çok iyi bilir,
Zalımın zulmünü-de, ancak çekenler bilir.
Eyyy benim, derin uykulara dalan dostlarım,
Böyle onurlu, gururlu davadan hiç vazgeçilirmi,
Kadere, kalleşe, fırsatçıya, fesatçıya ödün verilirmi,
Bizler dostumuzu, düşmanımızı çok iyi tanırız,
Gün gelir, zaman dolar, haini, riyakarı elbette yargılarız.
Heyy bere benim,
Dava uğruna yüreklerini hiçe sayan dostlarım,
Halkına sevdalı yoldaşlarım,
Sizler ölmediniz, ölmeyeceksiniz,
Bizler, onurlu ve haklı davanıza,
Ak göğsümüzü, siper etmesini biliriz,
Gerekirse bu uğurda, her gün ölür, yine diriliriz,
Bizler bir gider, binlerce çoğalır geri geliriz
Yaşasın haklı davamız,
Yaşasın onurlu mücadelemiz...Ali yakar
MUNZURUM
YIKMAK İSTİYORUM
BİR OLALIM
BENİ BEN OLARAK YAŞATIN
SELAM GETİRDİM
ali yakar
HAK YOLUNA Bu gün dost ehlinden, karalar içinde, bir kervan geçti
Keribela çölünde, ehlibeyt hakkı için ölüm şerbeti içti
Kalbimizde dermanı olmayan, nice yaralarımız depreşti
Mazlumun hakkını savunmak için, gittiler, hak yoluna
İŞTE BEN BÖYLE BİR DÜNYA İSTİYORUM
VARIMIŞ
GÖRDÜM
GÖRDÜM
GARDAŞ DEĞİLMİYİZ
AYRILMAM BEN YOLDAN
GÖR GARDAŞIM
ONURLU DAVAMIZA
BENİ BULAMAZSINIZ
BENDE
SENİ
BELLİDİR DOSTUN
ANAHTAR
GELDİM
BİZ BU ALİYİ DOST BİLİRİZ
BENİ BULAMAZSINIZ
ELVEDA
SORMALIYIZ
O KOYUYOR ADAMA
ARADIM
BUNA ŞAŞIYORUM
YILDIRAMAZLAR
SORUN ONU
BİTİRMEDİMİ
BİRER BİRER
DILO YARE
BİR HOŞ
BUNA ŞAŞIYORUM
BENİM YURT-UM
GÖRDÜLER BENİ
CAHİLE BAK
BU İTLER
HINAMİ
GİDENLER GELMİYOR
DÜNYA
OLDUK
insafsız
BU TOPRAK
ANAM
SATILDI GİTTİ
ALMAYA GELDİK
Gardaş
AYRILMAYIZ GARDAŞIM
AZ GELIR
BAKIN BANA BEN İNSANIM
BAHTIMIZ GÜLMEDİ
BANA GEL BANA
BARIŞ BARIŞ
BEKLİYOR
GÖNÜL
BENİ BEN OLARAK YAŞATIN
BENİM YURT - UM
BİR DOST GERÇEĞİ
BİLİM DALI
BÖYLE BİR ADAMIM
BİR İHTİYAR OLDUM
BİLİNMEZ
BİZİM ELLERİ
BİZİM
BUNA ŞAŞIYORUM
Ah Dilim Ah
Yeter susta kar edelim biraz
Ne kış dedin, ne de yaz
Demedin ki dışarısı ayaz
Yanacağım senin yüzünden, ahh dilim ah
İşte bende sevdim demek için
Seni sevdim acıyı tatmak için
Ben seni sevdim hasrete kanmak için
Herkes gibi gözlerinden vazgeçemediğim oldu
Beyazlarımın kara gecelerini görmek için seni sevdim
Yanağımdaki gözyaşlarını çoğaltmak için
Hatta kötü alışkanlıklar kazanmak için sevdim seni
Kimsenin tatmadığı bir şey değildi aşk veya sevgi
Söyleyemediğim zamanları sevgisini için sevdim seni
Ocakta yansın diye yüreğim sevdi seni
Kuşlar gibi kanatsız kalmak için sevdim işte
Güllere yağmurlardan sonra ağlamak için
Sana ben bir tek hayal kurdum demek için
Sevdim Bir ince sızı duymak için
Kalbimde bir ince sızı duymak için
Sevdim dağları yıkmak için
Daha sonra ayrılığın fırtınasında kanamak için
Süzülün gözyaşlarım yine sevdim seni bunun için
Bir daha Leylaların saçın teli mecnun avucunda kalmasın
Diye sevdim Ferhatta dağ bırakmamak için sevdim seni
Alabora ve dökülmek sökülmek için sevdim işte
Daha sonra her güneşle yeniden doğmak için
SEVİLAY SAVURSAVLİ
bir yürek gurbette sürgülenmiş bir aşka zincirlemiş yüreğimi gurbette zalımımın oğlu
ÇORUM DAN BEN RECAİ EKE.
TELEVİZYON YAYIN DÖNEMİNDE BAŞARILAR DİLERİM...
BİZLERE DE SELAMLAR GÖNDERİRSEN MEMNUN OLURUZ...
PROGRAMINI BÜYÜK BİR KEYİFLE İZLİYORUZ...
SARIMBEYLİ RECAİ EKE
BIR SEVDADIR ANNE SEVGISI
Sevgilerin en güzeline layik olan annelerimize, selamlarimizi ileterek, ellerinden öperek bu ay ki köse yazima baslamak istiyorum.
Selam sizlere, yürekleri sevgi dolu, gözümüzün nuru annelerimiz.
Selam size cennetin, ayaklarinizin altina serildigi, ayaklarinin alti öpülesi annelerimiz.
Selam size buram buram, insanlik kokan, gönül erleri annelerimiz.
Selam size basindan, sonuna kadar vefa duygulari ile donatilmis,bir gün bile gönül koymayan, gül kokulu annelerimiz.
Selam size, türkülere, sarkilara, romanlara, siirlere, yedi cihana merhametiyle, kök salmis annelerimiz.
Selam size, kücüklügümüze, büyüklük kazandiran annelerimiz.
Selam size bütün annelerimiz.
Bütün selamlarin en güzeli sizin olsun.
Birlikte aglariz, birlikte güleriz, lakin biz hep güleriz de onlarin gözü yasli kalir. Ne kadar da büyüsek, yasimiz kac olsa da, hangi makamlar da bulunsak da, hangi okullari da bitirsek, onlarin gözün de hep cocuk degil miyiz.? Sorarim sizlere.
Ah evladim, vah evladim, demezler mi? yaptigimiz seylerin sonucu ne olursa olsun. Bakin anneler günü geldigin de acaba kacimiz onlari hatirlayabildik.Hatirlamak ya da aklimiza gelmeleri de isi cözmüyor, kacimiz su yalanci dünyanin süslü, aldatici cazibesinden bir an olsun kendimizi uzak tutarak, anne, annecigim, neredesin kokunu özledim, bir kücük cocuk gibi öp beni,saril, bana bir an olsun, dünya dertlerinden uzklastir beni diyerek , hayatta evladi icin hicbir karsilik beklemeyen annesine kosmustur.
Anne dünya nimetlerinin tadi olmuyor, sen olmadan.Anne sen olmadan makamlarin, mevkilerin, elde ettiklerimizin degeri bile olmuyor.Anne sen olmadan, ben de olmuyorum, diye kacimiz feryadimiz , avazimiz ciktigi kadar haykirmaktayiz.
Anneler günün de annlerimize bir hediye almakla, süslü laflar edip, bir yil ortaliktan kaybolmakla, annelerimizin degeri anlasilamaz, ey ahali. Ya ne yapmaliyiz, dizinin dibine oturup, anne nasil bir varliktir, anne kimdir, cennet neden annelerin ayaklari altindadir. Acaba ölümünden sonra bir mezar tasi yaptirmakla, arkasindan dualar etmekle,islerimiz hafifleyecek, vicdanimiz rahatlayacak mi? Asla ve de kata annelerimiz bu kadar hafife alinmamali, ya da basitce degerlendirilmemeli, diye düsünüyorum.
Kiymetli okurlarim, sizlere bu ay ki köse yazimi merhum, kisaküregin güzel bir siiriyle veda etmek istiyorum.
ANNECIGIM
Ak sacli basini alip eline,
Kara hülyalara dal annecigim!
O titrek kalbini bahtin yeline,
Bir ince tüy gibi sal annecigim!
Sanma bir gün gecer, bu karanliklar,
Gecenin ardin da yine gece var;
Cocuklar hickirir, anneler aglar,
Yasli gözlerinle, kal annecigim!
Gözlerinde aksi bir derin hicin
Kanadin yayilmis, cirpinmak icin;
Bu kis yolculuk var diyorsa icin,
Beni de beraber al, annecigim.
Sahismail KAYA
Gazeteci-yazar
Televizyon- Program Sunucusu
Yazarlar ve Sanatcilar Birligi Yönetim Kurulu Üyesi
Genel ve Yerel Secimler de Siyasi Danisman
Organizatör
Iletisim
E-mail: sahismail@web.de
E-mail: iletisim@sahismail-kaya.de
Web Sayfasi: www.sahismail-kaya.de
Msn. sahismailkaya@hotmail.com
Cep Tel: 00 49 0179 784 3183
Türkiye Cep Tel: 0545-367-8246
WWW.sahismail-kaya.de buradan mutlaka eski kandilli yani Armutcuk resimlerine bakabilirsiniz.
Sevgiyi, zorla da olsa sevmek zorundayiz.Saygilarimizla;
Gök yüzünde güneş, kapler yaslı gün bayağı sıcaktı
Arkadaşım Rıza yasin okudu, güneş senin için çıktı
Uğurlamaya gelenlerin elleri ruhuna duaya kalktı
Son yolculuğunda bile yalnız değilsin anam
Seni sevenlerin geldi acayip bir kalabalık vardı
Bir kış ayında, hayret ettik, hava sanki bahardı
Kalabalığın arasından dört kardeşi ayrılık sardı
Seyfe köyünün Fadime anası çileli anam
Yokluk hasretin sinemi ak kor olup, yaktığında
Dertli günlerimde dinleyecek birilerine baktığımda
Bayramda, elini öpmek isteyip de bulamadığımda
Gayrı bu yalan dünya bana dar gelir oldu anam
Sevenlerin, Allah rahmet etsin deyip ağlıyordu
Akrabaların, çevre köylüleri bizi teselli ediyordu
Şu ak kefen, yaşlıda olsan sana yakışmıyordu
Çilelerin bitti senin, mekanın cennettir anam
Ölümün şeklini bilmezken, ölümü seninle bildim
Şefkat nedir bilmezken, şefkati sende öğrendim
Senin varlığında,babasızlığı, yalnızlığı bilmezdim
Şimdi bir yanım bomboş, kırık dökük oldum anam
Allah kurtarsın, çektirmesin diye çok yalvardım
Sinemdeki ak kor olan, vuslat hasretiyle yandım
Yıllar geçtikçe, ana kıymatını daha çok anladım
Hasretin yanık sinemi, gün geçtikçe eritir anam
Ayaksız atı yüklendik, yöneldik kıbleye doğru
Hısım, akraba, düştük köyün mezarlığına doğru
Anam kalk gör, bak melekler geliyor sana doğru
Göz yaşlarımız sel oldu aktı kara toğrağa anam
Çorum’un Seyfe köyünde doğduğun yere geldik
Erdal, Muharrem, Ercan,Yalçın‘la mezarını eşdik
Seni bacın Fatma, anan Hüsne‘ye misafir eyledik
Kırklar tekkesinin vergisi güzeller güzeli anam
Yetim Şair daha çok hasretinle yanacağa benzer
Kul seven daha ziyade susuz kalmış çöllere benzer
Öksüz,yetim dalından koparılmış, güllere benzer
Yattığın yerler nurla dolsun benim canım anam
iyi aksamlar ali bey
dün aksam sizi türkshowda izledim aksam keyfi programminda . siirlerinizi cok beyendim , nezaman sizi tekrar ekrannlarda görürüz ?
sevgi ve saygilarimla mehtap hamburgdan
Canım abicim merhaba, Şu satırları yazarken çocuklar gibi neşelendim sanki seni görmüş gibi oldum. Siteni çok beğendim. Benim biricik abimede böyle çalışmalar yakışır zaten. Abim seninle herzaman gurur duydum, son nefesime kadarda gurur duyacağım. Güzel eşin ve güzel kızlarınla sağlıklı, mutlu ve huzurlu uzun ömürler diliyorum. İyiki abimsin, canımdan bir parçasın. Tüm kalbinle güzel yüreğini ortaya koyarak yaptığın çalışmalarını destekliyor ve başarılarının devamını diliyorum.
SEYİDOĞLU Ailesinin tüm üyelerinin slmlarını iletiyorum.
Biricik kız kardeşin GÜLCİHAN
SEVGİ VE SAYGILARIMLA CANIM ABİME
merhaba ali abi ben grup silam dan deniz oncelikle calismalarinizi boyle guzel bir sitede dostlarinizlan bulusturma fikri gercekten cok gusel.Ayrica sizi dinleme sansini yakalayabildigim icinde kendimi ayri bir sansli hissediyorum gercekten eserleriniz cok gusel tam anlamiylan dostun dilinden ve yureginden suzulen kelimeleri bir araya getirmissiniz basarilarinizin devamini dilerim tekrar siirlerinizde size eslik etmek umudu ilen dostca kalin
Sevgili Ali Abi not defterime yazdığın mesaj ve şiir için teşekürler. O güzellik ve sadelik senin yüreğiyin güzelliğinden.
BARIŞ GÜVERCİNİNİ VURDULAR
“güzel insan Hırant Dink’in anısına”
Barış istemeyen karanlık güçler
Barış güvercinin vurdular bu gün
Şovanist duygusu kabaran piçler
Barış güvercinin vurdular bu gün
Ellerine maşa etmişler dini
Ey Müslüman dostlar insanlık hani
İnsan olan böyle olamaz cani
Barış güvercinin vurdular bu gün
Neyi hallettiniz yakıp yıkarak
Sokak ortasında kurşun sıkarak
Bu nasıl bir duygu bu nasıl merak
Barış güvercinin vurdular bu gün
Ey insanlık böyle zalim olaman
Vurup kırmak ile yolu bulaman
Yaşam hakkı kutsal onu çalaman
Barış güvercinin vurdular bu gün
Sebep nedir böyle öfkeye kine
Hele düşün şöyle kendi kendine
Neden? Bu ırkçılık ayırıp yine
Barış güvercinin vurdular bu gün
Hep koşturdu durdu barıştan yana
Barışı sevmeyen kıyarken cana
Şovanist yam yamlar doymayıp kana
Barış güvercinin vurdular bu gün
Kul Sefili yeter! De ayağa kalk
Seyirci kalmasın barış seven halk
Bunların hesabı sorulsun mutlak
Barış güvercinin vurdular bu gün
“…Evvel zamanda, insanlar daha hayvanlara pek yakın iken, ferdi izdivaç yokmuş. Sürü halinde yaşarlarmış. Kabilenin bütün erkekleri, bütün kadınların musavi surette kocası imiş.
Nazan şaştı:
Olur iş değil…
Neye? Basit bir teşkilatın basit neticesi? Doğan çocukların anası babası da kabilenin, bütün halkı imiş. Bu hal ayin gibi hala bazı cemaatlerde devam eder. Mesela KIZILBAŞLAR gibi…Ne ise…”
Bu satırlar Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çocuklara ve gençlere tavsiye edilen bir kitabın içerisinden çıkmıştır. Bu kitapla ilgili olarak Alevionline internet sitesinde kitabın görüntüleri, değişik kitabevlerinde baskıları, MEB tavsiyesine dair yazı belgelenmiştir. Birçok Alevi sitesinde bu konu yayınlanmıştır.
Bizler aşağıda imzası bulunan Alevi internet siteleri olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu ülkede yaşayan bir insan topluluğuna karşı böylesine “çirkin” benzetmeler içeren bir kitaptaki “tavsiyesini” kaldırmasını talep ediyoruz. Tüm Alevi ve Alevi olmayan kamuoyundan, internet sitelerinden ve sivil toplum kuruluşlarından da bu çağrımıza destek bekliyoruz.
Sitende yayınla, tanıdıklarına mail at, sayfamıza link ver, destekle…
Sevgili Ali Yakar Siteniz Çok Güzel Olmuş Ayrıca Şiirleriniz Çok Güzel Duygularınıza emeğinize Yüreğinize Sağlık
Saygılarımla
Kızılyürek
www.alevidostlar.com
Sizi tanimiyorum ama Hz. Ali sevgisi ile kaleme aldiginiz siirler cok güzel. Sadece sizin siir yazma yani sairlik özelligini degil, Aleviligin olmazsa olmaz ulusu Hz. Ali asini dile getirdigi icin de cok daha önemlidir.
Size bir tavsiyem var.
Eskilerden tüm sair ve ozanlarin istisnasiz hepsininin siir ve deyislerinde muhakkak Hz. Ali sevgisine yer verilir ve nesilden nesile aktarilirdi. Ancak bu siirlari veya nefesleri yazan Ehli Beyt muhiplerini, Kamil insanlari görmek, onlara ulasmak mümkün degildir. Zira hepsi de hakka yürüdüler.
Onlarin bu Deme`lerinde bugün kü türkce ile anlasilmasi zor olan veya Alevili ile ilgili alt bilgisi zayif olanin anlamakta zorlanacagi bazi kavramlar vardi. Belki hitap ettigi cevre veya onu güncellestirerek günümüze aktaranlar bu kavramlarin anlamlarini biliyorlardi. Ancak gelinen süre scinde Dil (Lisan) da ciddi degisim yasandi. Özellikle yeni nesil bazi kavramlari anlamakta zorlaniyor.
Hz. Ali ile ilgili yazdiginiz siir güzel olmakla beraber “ Benim Ali´im hic bir cana kiyamaz” tapiri ferine (Benim Ali`m HAKSIZ YERE hic bir cana kiyamaz) tapiri kullanilsaydi daha güzel olurdu diye düsünüyorum. Zira Hz. Ali´nin pek cok isim özelliklerinden biri de Alevilerin Seriat Kapisi kavramlarindan biri olan ALLAHIN ASLANI ALI`dir. Simgesi Elinde Zülfika, ati Düldür üzerinde „“Hakk adina, Islam adina, ve elbette Rizalik adina savasmasidir. Zaten siirinizin daha asagilarinda gecen “O Haydar´i Kerrar, o önderimiz”” msrasinda Haydar-i Kerrar (Döne döne savasan yigit anlamina gelir) Hz. Ali´nin diger baska özelligini de yansitmis oluyor.
Ancak elbet halkimizin pek cogu bu kavramlari yeterince bilmiyor. Hakka yürüyen ve Alevilige sazi ve sözleri ile büyük katki sunan 7 Ulu Ozan ve sayisiz Ali bendesine sükran borcluyuz. Onlar bize bu mirasi adeta genlerimize isleterek miras biraktilar. Ancak dedigim gibi yeni neslin kendi dilleri ile söylenen telaffuz ve kavramlari anlamasina katki icin siirlarin sonunda aciklamalarinin konmasi yerinde olur düsüncesindeyim.
Örnegin su kavramlarin kisa aciklamalari güzel siirinizin sonunda belirtilmis olsaydi sanirim yerinde olurdu.
DOST BİLİRİZ
Benim Ali’m,
derman olmak
Ali’yi, Ali gibi sevmek
Şahımerdan
Haydarı kerrar,
o önderimiz
Fatima’ya koca değil eş olmak
Hasan’la,Hüseyin’e yoldaş olmak
Gereğinde imamlara baş olmak
Kuran’ı düzenleyip yazmak
can düşmanlarını bozmak
Muhammet’i yumak
Düldül
Hayber
Allah’ın aslanı
İlmin şehri olmak
Ummana dalmak
Ali, Veli, Nebi ne demek
Sırra sırdaş olmak,
Kızıldeli deli
Zülfükar
Ekmek’ini, düşmanıyla paylaşmak
derya’ya karışmak
Kırklara girmek
Degerli Ali Yakar Can.
Insanlara Hz. Ali´yi dogru sevdirmenin diger bir yolu da onu anlasilir bir dille anlatmaya calismaktir. Sevgi ve muhabbetlerimi sunar, bu güzel calismalarinizda basarilar dilerim.
Sayin Yakar,
Eline saglik, Hakk Muhammed Alî kalemini güçlendirsin, diline kuvvet versin.
AMA
Her ekolün, her inancin kendisine ait (özge) bir terkinolojisi (terim bilimi) olur. Bektâsîlik/ Alevîliginde bir terim bilimi vardir. Bu bilime göre Muharremde anilarini yasattigimiz erenler için yazilan agita MERSIYE adi verilir. Asla siir ya da türkü denilmez. Tipki Yol erlerinin demelerine yada deyislerine (nefeslerine) siir denmedigi gibi.
Ask u niyazlar
Sakir Keçeli Baba
Merhaba saygideger Ali YAKAR hocam çok tesekkürler emekleriniz için Mahzuni sizin kitabinizi `Anadoluyu Kucakliyan Ozan` kitabinizi ankarada bulamadim 2003 yilinda ama daha sonradan temnin ettim .Emeginize saglik.Saygilar Dervis Ali Kaynar.
Sevgili Ali amca öncelikle bana yolladigin siir icin sana cok tesekkür ederim, sagolasin bende seni cok seviyorum, avusturya´ya gelirsen mutlaka seni görmek isterim.
Ellerinden öpüyor, sevgi ve saygilarimi yolluyorum.
Merhaba Ali amca nasilsin iyisindir insallah, bugün yine o güzel siirlerini okudum yüregine saglik ali amca, bu yeni yilda güzel siirlerinin devamini diliyorum ve bekliyorum, kendinize iyi bakin hersey gönlünüzce olsun
sevgi ve saygilarimla
avusturyadan pinar
slm ali abi öncelikle hayatında ve türkülerinde başarılar dilerim yorumun ve yazıların süper abi hayatınında aynı gzlliklerle olmasını dilerim saygılarımla..www.kizilbasforum.com alevi_can
merhaba Ali Abi
tesadüfi olrak duisburgta karsilasinca verdigin web safasina bir göz atayim dedim.
biraz inceleyebilmekle beraber senin hakkinda biraz daha bilgiy sahip oldum
bundan sonraki yasaminda basarilar diler saglikli uzun ömür dilerim
Selamlar ve kolay gelsin belikki cok calisiyorsunuz ben siir hayraniyim hem bazen yazar hemde okurum Siirlerinizi beyeniyorum izin varsa bir siirinizi okumak isterdim Ve size kayidini yolardim Tabiki ayni anda santa ve müzige cok önem veren ve seven biriyim bir hobbie olarak bende bu yolla bas vurdum simdiye kadar bircok parcalarim vardir ve bircok tarzda rap siir sarki elimden geleni yani hicbir profesionel bilgim yoktur icimden geleni okurum ve yazarim Sizinde fikrinizi duymak isterdim Sayfami ziyaret ederseniz sevinirim SImdiden tskler ederim Saygi ve sevgilerimle LADY C KaRaMeLeK
slm ali bey sitenizin linkini engin nurşanin sitesinden aldım ve girdim şiirlerin çok ama çok güzel hele bir dost gerçeği ki yaşanmış bir olaya benzetiyorum öyledir de zaten inan bizde onların yolundayız onlar bu dünyaya gelmiş en büyük devrimcilerdir ben HAVASI SERT SUYU SICAK İNSANI MERT HAYMANADAN HEVAL DOĞAN SAYGILARIMLA ALLAHA EMANET OLUN
AGLAYA SIZLIYA
Iki gönülden var oldum erenler/Aglayasizlya geldim dünyaya/Anam babam bana sekil verenler/Aglaya sizlaya geldim dünyaya/
Inanmam ama alinda yazili/Sorunlar var oldu engel dizili/Yasar oldum dost ezili büzülü/Aglaya sizlaya geldim dünyaya/
Mehman oldum dostlar gözünde/Gercek pay eylerim hak özünde/Telli kuran oldum askin sazinda/Aglaya sizlaya geldim dünyaya/FEZALI canim gah hava karada/Zalim felek arar oldu arada/Öte dünya bilmem hersey burada/ Aglaya sizlaya geldim dünyaya.
Degerli candost siteni sevkle izliyorum.ilham aldigimi sakliyamam sevgi dolu candan selamlar.Dosttun Haci Cirik
bugün ulu Ozaniz Asik Mahzuni Serif`in sitesinde gezinirken senin sayfana rastladim. Bu sirada hemen senin sayfana basvurdum. Sayfan cok güzel olmus, tebrik ederim.
En begendigim siirlerinden birisi `GALMAMIS` siirindir. Yanliz bu siir sayfanda tam yazilmamis.
Ayrica yeni kitabindan dolayida tebriklerimi sunarim.
Saygi deger Ehlibeyit dostu Ali Yakar,Büyük rehberim Mahzuninin sayfalöarini karistirirken sizi tanima imkani buldum, Sözlerim gelmis gecmis insanlik aleminde tabiki ben 7 Büyükleri görmedim Ama Mahzuniyi gördüm,halki görünce kafasi aniden atar saatlerce hic bandiyla Kasetiyle ilgisi olmayan seyler söylerdi, dedigim gibi gelmi gecmis
böyle yeryüzünde bir canli varligin oldugunu hic düsünemiyorum, varsa sohbet konser anindaki sözleri senden alabilir veya dinlersem cok sevinirim, Sana selamlar Muhittin Görgülü
aktif olarak muhabirlik yaptigimiz dönemlerde arasira telefonlasiyorduk,ancak ondan sonra da görüsemedik,taa ki eflatunyarim adli sitede karsilasincaya kadar,neyse kismet böyleymis,nasilisn demeyecegim sanirim iyisin ve eskisi gibi coskulusundur.Ben de iyiyim internet üzerinden yayin yapan bir sitem var onunla ugrasip yasananlari orada haber yapmaya calisiyorum,ayrica siten de cok güzel harika olmus abi emeklerine ve ellerine saglik...tekrar görüsmek üzere saygi ve selamlarimi sunarim....
Güzel yürekli,gül yüzlü dost!
Siteyi cok begendim,cok güzel zaten güzel olmamasi icin bir sebep yok.Bu kadar güzel siirlerin icerisinde oldugu bir site güzel olmazmi,tabiki Ali Yakar yazarsa, belki diyeceksinki fazla övme!az bile övdüm böyle güzel insani öyle bir dönemde yasiyoruzki (At izinin it izine karistigi bir dönemde yasiyoruz) güzel agabeyim Yakar ailesine saglikli,neseli,Huzurlu,Mutlu günler diliyorum Ayrica basarinin devamini diliyorum.Hosca Kal!
Ali Yakari Dostdilinden programindan zaten taniyoruz.Orda siirleriyle bizleri mest etmisti. Siirlerindeki duygu ve ictenlik zaten okuyuculari baska alemlere götürmeye yetiyor. Gercekden diyecek laf yok. Basarilarinin devamini diliyorum.
Sevgili Ali Yakar Dost,
Güzel dizelerin susmasın
Dostluğun, sevginin, umu
dun ve paylaşımın adına,
karanlıkların inadına!
Sevgili üstadımız Ozan ŞAHTURNA Hocamda sevgile
rini iletiyor.
ŞİRİN ve ŞAFAK umudun, sılanın türkücüsü ola
rak selamlıyorlar...
Sevgili Tijen ve diğer Yegenlerimizi kucaklıyo
ruz. Ailece hepinize sev
gilerimizle...
Türkü,şiir-tadında kalın
Ozan ŞİAR Can
ŞAHTURNA KültürSanat Evi
www.sahturna.com
merhaba ali bey dostum yeni kitabinizda basarilar bol satislar bol kazanclar dilerim siteniz de cok güzel ben isvicreden Asik Kederi sanatciyim alevi gecelerine konserlere katiliyorum ayni zamanda cemlerde zakirlik yapiyorum 4 ay zakirlik egitimini aldim 33 kisinin icinde birinci oldum ali can gercekte sizin gibi degerli canlara ihtiyacimiz var ali bey sizden bir ricada bulunmak istiyorum kendim icin bir menajer ariyorum eger bu konuda bana yardimci olursaniz sevinirim sizinlede tanismak istiyorum irtibati kesmeyelim kendime ait 450 eserim var su an 30 eserin müzigi hazir satmak istiyorum bana bu konudada yardimci olursaniz mutlu olurum saygilar sevgiler
sayin, Ali Yakar abimiz,sitenizi ziyaret ettim ve neler görmedimki,size hangi sözleri yazabilirizki,bütün yazacagimiz sözler anlatmak istedigimizi anlatamaz,YÜREGINIZE KALEMINIZE saglik Tanrim sizin gibi seckin insanlari basimizdan eksik etmesin,ailenizle mutlu saglikli bir yasam dilegi ile....Türkü Siir tadinda devam...!
MERHABA ALI YAKAR ELLERINIZDEN OPERIM NASILSINIZ HAYAT NASIL KIZI NIZ TIJEN IN SESINI COK BEGENDIM EREN CAN PROGRAMINA CIKMISTI KANAL 7 YE COK GUZEL BIRR SESI VAR ACABA NE ZAMAN BIR KASET CIKATACAK
SEVGİLİ ABİM ÜSTADIM VE
HEMŞERİM ÖNCELİKLE ELLERİNDEN ÖPERİM BEN OZAN SEFİL ÇORUM SUNGULU ÇAVUŞ KÖYÜNDENİM SİZİ TİJENİN SİTESİNDEN TANIDIM VE GURUR DUYDUM VE KIZINIZIDA TAKTİR ETTİM
BENİM MAHLASIMI MAHZUNİ BABA VERDİ BU YOLA DAMARIMDAKİ SON KANA KADAR DEVAM EDECEĞİM PİRSULTANIN BAYRAĞINI BİZLER TAŞIYACAĞIZ SİZİ TANIDIĞIMA MENMUM OLDUM
SAYGILAR .OZANSEFİL
AHMET KEÇEBAŞOĞLU.
Sevgili Ozanim, Can Hemsehrim gönüller dosttu güzel insan sitenizi ziyaret ettim giyabende olsa sizin hakkinizda bazi bilgileri ögrenmis oldum.Birkaç siirinizi okudum çalismalarinizdan ve güzel siirlerinizden dolayi tesekkür eder devamini dilerim biliyorum daha önceleri sitemize siirleriniz eklenmisti yine firsat buldukça siirlerinizi sitemize kayit edebilir okuyuculariniza iletebilirsiniz,Saygilar sevgiler
selam ali abim,
seninlen bircok gez görüstük ve hic bizlere bir internet sayfanin oldugunu söylemedin, ama sayfanin ne kadar güzel olmasina ve de bukadar güzel anlamli mesajlar insanlara yoladigina cok sevindim. ayrica yazmis oldugun o birbirinden güzel kitaplar icin ellerine ve o göz nuruna saglik diyorum.
hosca dostca ama en önemlisi siir dolu kal ali abi
selam sizler oldukca bizler hep yasariz suzunuzlen siirlerinizlen gurur duyuyoruz ama kitaplariniz USA yada gelsin biz burdan bilgi aliyoruz yani siteden saygilar dostca turkuylen ve siirlerlen kalin
Merhaba üstad.Nasilsin?Kitaplarini pazarlamaya talip oldugumu belirtmek isterim.Anadolu ve cagdas kitaplar satan bir kitap evim var.E-Mail olarak cevap yazarsan sevinirim. Bu ara site hayirli olsun.
Merhaba hocam öncelikle bize yüreginden gelen sesleri siirler ve kitaplar halinde bizlerle paylastigin icin cok teskürler sonra sitende cok guzel olmus yüreginden gelen sözlerin eksilmemesi dilegiyle sizden imzali bir resim alabilirmiyim gecen frankfurt dönüsü nursanilerle beraber olan arkadas benim umarim hatirlamissindir saygilarimla
sevgili Ali agabey,öncelikle Siten hayirli ugurlu olsun tam sana yakisacak sekilde özüyle,görüntüsüyle gercekten harika olmus.Basarilarinin devamini dilerim.Ev halkina selam
Hayatta olan en büyük varlığım değerli Babam,
Sana minnetdarım.
Beni bu yaşa kadar en güzel şekilde büyütüp, yetiştirdiğin için!
Sen olmasaydın bugüne kadar hiç bir değerli üstadımla tanışıp, konuşup ve aynı zamandada aynı Sahneyi paylaşma imkanım olmazdı.
Seni çok Seviyorum, Sayıyorum ve aynı zamandada seninle çok ama çok gurur duyuyorum. Sen benim gözümde Hocaların Hocası en Saygı değer Üstadımsın!
İyiki varsın, Allah sana uzun ömürler versin ve senin Başımızdan eksik etmesin.
Ailece herzaman arkandayız bunu unutma!
Senin o güzel hayallerini elimden geldiğince gerçekleştirmeye çalışacağım. Senin herzaman istediğin yerlere geleceğim!
Seni çok Seviyorum.
Ellerinden hörmetle öpüyorum...
Sevgiler Saygılar
Kızın Tijen
Merhaba Ali Yakar amca öncelikle bana yazdigin icin sana cok tesekkür ederim. Bizim sizin gibi garibin , yetimin fakirin halinden anlayan, barisci insanlara ihtiyacimiz var.Size cok cok uzun ömürler diliyorum ve o güzel yüreginizden öpüyorum..
Siirlerimiz güllere benzer... her kelime bir yaprakdir.. ve her kelime gülün acmasini salar... ve sizin gibi sairler oldukca bizim güllerimiz hic solmaz...
Sevgili dostum kardesim ali.öncelikle siten hayirili olsun oldukca güzel olmus. zizin gibi yürekli toplumuylan kucaklasan halkini ülkesini seven insanlara cok ihtiyacimiz vardir siirleriniz devamini daha nice kitaplar cikarmani bekleriz yüreginden öpüyorum.
ASIK ALI NURSANI...
Saygı değer okuyucularım göstermiş olduğunuz ilgiye sonsuz teşekkürler, sizlere ayrı,ayrı cevap yazamadığım için özür dilerim lütfen beni bağışlayın.İnanın ne yazıyor,ne sözylüyor,ne düşünüyorsanız sonuna kadar haklısınız,bundan sonrada yazacağınızı ümit eder, kitaplarımın sizlerin aracılığı ile avrupanın en ücra köşelerine kadar uzanağını umar sizlere sonsuz saygı ve sevgilerimi iletirim.sizlerin şaiiri Ali Yakar
-
Sayin Yakar,
Eline saglik, Hakk Muhammed Alî kalemini güçlendirsin, diline kuvvet versin.
AMA
Her ekolün, her inancin kendisine ait (özge) bir terkinolojisi (terim bilimi) olur. Bektâsîlik/ Alevîliginde bir terim bilimi vardir. Bu bilime göre Muharremde anilarini yasattigimiz erenler için yazilan agita MERSIYE adi verilir. Asla siir ya da türkü denilmez. Tipki Yol erlerinin demelerine yada deyislerine (nefeslerine) siir denmedigi gibi.
Ask u niyazlar
Sakir Keçeli Baba
ALİ YAKAR - GAZETECİ - ŞAİR - YAZAR
Aradan geçen yıllar içinde, kanımca halen aklımız başımıza gelmedi, bunu, yaşadığımız suikastlar, katliamlar açıkça gösteriyor. Şimdi nedenlerini bir, bir araştıralım, Türkiye’de barış, sevgi, özgürlük, demokrasi isteyen onca aydınlar öldürüldü, katledildi, bir kaç gün yas tuttuktan sonra, ne yaptık, neler yapabildik?. Abdi İpekçi’nin, Bahriye Üçok’un, Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın hesabını sorabildikmi. Uğur Mumcu’nun, Turan Dursun’un, Ahmet Taner Kışlalı’nın, Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, Gazi’nin hangisinin hesabını sorduk, hesap sorabilmeniz için birlikten güçlük doğar misali, örgütlü olmak gerekmezmi. Türkiye’de, yine bir aydın yazar, suikasta uğradı, Hrant Dink, rahmetli Dink, Ermeni kökenli olan bir yazardı, aynı zamanda Türk vatandaşıydı, yazarların dili, Dini, ırkı, rengi olmaz, ailesine ve demokrasiye inananlara baş sağlığı diliyorum. Sözde katiller bulundu, gerçek katillerin bulunduğuna inanmıyorum, bulunan katiller az bir ceza ile kurtulacak olan, henüz on yedi yaşında, piyon olarak kullanılan çocuklar. Sormak ve sorgulamak yalnız ve yalnızca devletin işi olmamalı, bireyler olarak, bizde hesap sormalıyız, belki bireyler olarak sorumuza hemen yanıt almayabiliriz fakat, örgütsel olarak hareket edilirse durum tamamen değişir. Bu arada demokrasi anlayışına inandığımız, demokrasinin kilidi sayılan Alevi örgütleri, sosyal demokrasiye inananlar boşmu duruyorlar, elbette değil, fakat bu yapılan çalışmaları yeterli görmüyorum, yeni, yeni, çıkan Tv kanallarında çok çapraz alevilik anlatılıyor, kimileri cumhuriyet aleviliğinden dem vuruyor, kimileri tahtacıyız diyor, kimileri kızılbaşız, bektaşiyiz diye ortaya atılıyorlar işin içinden çık çıkabilirsen. Maddi zorluklar içinde yaşayan Aleviler, yinede hiç bir kuruluşa muhtaç olmadan kendi cem evlerinin masraflarını yine kendileri karşılıyor. Alevilerin ne inanç, nede kültürel bazda yetiştirilmiş kadroları yoktur, ancak kendi yağları ile kavrulurlar. Devlet nedense Alevilerin taleplerine cevap vermez, Alevileri ciddiye almaz, ve bunun akabinde Alevilerde haklı olarak devlete ve yöneticilerine sitem ederler. Devletin Alevileri ciddiye alabilmesi için, Alevilerin bilimsel olarak çok ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Aleviler son on beş yıldır bulundukları avrupa şehirlerinde gözle görülür bir şekilde ciddi anlamda örgütleniyorlar, Bu durumdan rahatsız olanlar Aleviliği islamın içinde, dışında, ortasında, kenarında görür oldu. Aleviler, Alevi toplumunun ortak değerlerine birlikte göğüs gererek mücadele etmelidirler. örgütlülüğe demokrasiye, inanan insanlar olarak, tekrar bu gibi saldırılara maruz kalmamak için, azınlık olarak görülen toplumlara eşit hakların verilmesi için örgütlenmek zorundadır, Aleviler düzene karşı barışı, hoşgörüyü, getirebilmek için örgütlenmek zorundadır. Alevisi, Sünnisi, Ermenisi, Yahudisi, Kürdü, Lazı, Çerkezi ancak bizden bize hayır olur düşüncesinden hareket ederek, örgütlenemek zorundadır, ancak bu şekilde hesap sorulabilir kanaatindeyim. Bu vesile ile, öyleyse haydi gelin canlar bir olalım, örgütlenelim, örgütlenelim diyorum.Saygılarımla. www.aliyakar.com
-
Degerli Ali Yakar Can.
Sizi tanimiyorum ama Hz. Ali sevgisi ile kaleme aldiginiz siirler cok güzel. Sadece sizin siir yazma yani sairlik özelligini degil, Aleviligin olmazsa olmaz ulusu Hz. Ali asini dile getirdigi icin de cok daha önemlidir.
Size bir tavsiyem var.
Eskilerden tüm sair ve ozanlarin istisnasiz hepsininin siir ve deyislerinde muhakkak Hz. Ali sevgisine yer verilir ve nesilden nesile aktarilirdi. Ancak bu siirlari veya nefesleri yazan Ehli Beyt muhiplerini, Kamil insanlari görmek, onlara ulasmak mümkün degildir. Zira hepsi de hakka yürüdüler.
Onlarin bu Deme`lerinde bugün kü türkce ile anlasilmasi zor olan veya Alevili ile ilgili alt bilgisi zayif olanin anlamakta zorlanacagi bazi kavramlar vardi. Belki hitap ettigi cevre veya onu güncellestirerek günümüze aktaranlar bu kavramlarin anlamlarini biliyorlardi. Ancak gelinen süre scinde Dil (Lisan) da ciddi degisim yasandi. Özellikle yeni nesil bazi kavramlari anlamakta zorlaniyor.
Hz. Ali ile ilgili yazdiginiz siir güzel olmakla beraber “ Benim Ali´im hic bir cana kiyamaz” tapiri ferine (Benim Ali`m HAKSIZ YERE hic bir cana kiyamaz) tapiri kullanilsaydi daha güzel olurdu diye düsünüyorum. Zira Hz. Ali´nin pek cok isim özelliklerinden biri de Alevilerin Seriat Kapisi kavramlarindan biri olan ALLAHIN ASLANI ALI`dir. Simgesi Elinde Zülfika, ati Düldür üzerinde „“Hakk adina, Islam adina, ve elbette Rizalik adina savasmasidir. Zaten siirinizin daha asagilarinda gecen “O Haydar´i Kerrar, o önderimiz”” msrasinda Haydar-i Kerrar (Döne döne savasan yigit anlamina gelir) Hz. Ali´nin diger baska özelligini de yansitmis oluyor.
Ancak elbet halkimizin pek cogu bu kavramlari yeterince bilmiyor. Hakka yürüyen ve Alevilige sazi ve sözleri ile büyük katki sunan 7 Ulu Ozan ve sayisiz Ali bendesine sükran borcluyuz. Onlar bize bu mirasi adeta genlerimize isleterek miras biraktilar. Ancak dedigim gibi yeni neslin kendi dilleri ile söylenen telaffuz ve kavramlari anlamasina katki icin siirlarin sonunda aciklamalarinin konmasi yerinde olur düsüncesindeyim.
Örnegin su kavramlarin kisa aciklamalari güzel siirinizin sonunda belirtilmis olsaydi sanirim yerinde olurdu.
DOST BÝLÝRÝZ
Benim Ali’m,
derman olmak
Ali’yi, Ali gibi sevmek
Þahýmerdan
Haydarý kerrar,
o önderimiz
Fatima’ya koca deðil eþ olmak
Hasan’la,Hüseyin’e yoldaþ olmak
Gereðinde imamlara baþ olmak
Kuran’ý, düzenletip yazmak
can düþmanlarýný bozmak
Muhammet’i yumak
Düldül
Hayber
Allah’ýn alani
Ýlmin þehri olmak
Ummana dalmak
Ali, Veli, Nebi ne demek
Sýrra sýrdaþ olmak,
kýzýl deli
Zülfükar
Ekmek’ini, düþmanýyla paylaþmak
derya’ya karýþmak
Kýrklara girmak
Degerli Ali Yakar Can.
Insanlara Hz. Ali´yi dogru sevdirmenin diger bir yolu da onu anlasilir bir dille anlatmaya calismaktir. Sevgi ve muhabbetlerimi sunar, bu güzel calismalarinizda basarilar dilerim.
Sahi Merdan yardimciniz olsun
Kazim Balaban / Viyana
-
ONURLU DAVAMIZA
Duy benim, garip gardaşım duy,
Munzur dağlarında, öfke, kan vede nefret kokuyor,
Dersim’de, Maraş’ta,Çorum’da, Sivas’ta insanlar yakılıyor,
Haysiyetsizler, bunu Allah adına yaptık diyor.
Bizler, 1400 yıldır, acılar içinde kavrulduk,
Yağmur yağdı, deli poyraz esti, savrulduk.
Suçsuz yere, sebebsiz yere,
Karakollarda falakaya yatırıldık,
Coplar yedik hücrelerde, elektiriklere takıldık.
Doğduğumuza, pişman ettiler bin kere,
Binlerce kurban verdik karanlık gecelere.
Ayaz gecelerin soğuğunda, nöbetler tuttuk,
Atalarımızın yaşadığı topraklarımızdan kovulduk.
Neden niçin diye, kendimi sorguladım,
Düşündüm, taşındım, bir yanıtını bulamadım.
Bir lokma ekmeğe muhtaç olduk, ellerin yurdunda,
İhanetler gördük, sağımızda, solumuzda.
Güven duyduk, güvendiğimiz dostlara,
Umudumuz yitmedi, taşınacak yarınlara.
Emeğe saygı tükenmeyecek,
Nice, nice bahtiyarlar doğup büyüyecek,
Elbette sahip çıkacağız, kelle koltukta gidenlere,
İnsanlık onuruna, idam sehpasında can verenlere
Mapuslarda,
Binbir cefa gören, yiğitlerimizi unutmayacağız,
Kerbelada Hüseyin’i,
Nesimi’yi, Yusuf’u, İbo’yı, Deniz’i, Mahir’i,
Vede dersimde Mazlum doğan’ı, Yılmaz’ı, Ahmet’i
Her zaman yaşatacağız,
Bir cümlesi anılarımızda yaşıyor biiir, bir,
Anlamadık bire zalım,
Sende olan, bu ne nefrettir, bu ne kibir.
Acının, emeğin ne olduğunu bilenler çok iyi bilir,
Zalımın zulmünü-de, ancak çekenler bilir.
Eyyy benim, derin uykulara dalan dostlarım,
Böyle onurlu, gururlu davadan hiç vazgeçilirmi,
Kadere, kalleşe, fırsatçıya, fesatçıya ödün verilirmi,
Bizler dostumuzu, düşmanımızı çok iyi tanırız,
Gün gelir, zaman dolar, haini, riyakarı elbette yargılarız.
Heyy bere benim,
Dava uğruna yüreklerini hiçe sayan dostlarım,
Halkına sevdalı yoldaşlarım,
Sizler ölmediniz, ölmeyeceksiniz,
Bizler, onurlu ve haklı davanıza,
Ak göğsümüzü, siper etmesini biliriz,
Gerekirse bu uğurda, her gün ölür, yine diriliriz,
Bizler bir gider, binlerce çoğalır geri geliriz
Yaşasın haklı davamız,
Yaşasın onurlu mücadelemiz...Ali yakar
-
BAĞIŞLA BENİ YA ALİ
ALİ YAKAR
Ya Ali, öyle bir devirdeyiz ki, seni sevenler ne yazıkki `Yobazlıkla` suçlanıyorlar. Ali yaşasaydı mutlaka Marxist olurdu` diye anlatanlar, ne yazıkki bu gün `ilerici Alevi` olarak kabul ediliyorlar. Ya Ali, ben seni, Şah-ı Velayet bilirim ve ben seni, Hz Muhamet’ten sonra, hakkı yenilen mazlumlardan bilirim. Ya Kerar Ali, ben seni, Kabede doğan, ve doğdugu zaman Mekke’yi sarsan, yiğit olarak bilirim. Ben seni İslam ordularının yanında, Allah aşkına,zalımın zulmüne Zülfükar sallayan, münkir’lerin, münafık’ların korkulu rüyası olarak bilirim, ben seni mazlum’ların, yetim’lerin, garip’lerin sahibi bilirim, ben seni Allah’ın yeryüzündeki eli olarak bilirim, ben seni Allah’ın gözü olarak bilirim. Ya Ebu Turab, seni tüm peygamber’lere gizli, Hz Muhammet-e ise, açıkça yardım eden Allah’ın dostu bilirim. Ya Haydar, ben seni Musa-ya Kızıl Denizi yaran, Nuh-un gemisini yüzdüren, Ibrahim-i ateşten kurtaran, Davut-a ses olan, Süleyman-a mühürü veren, İsa-yı çarmıh-ta müjdeleyen, veli bilirim, ben seni, Fatima-nın sadık eşi, 12 İmamların atası bilirim, ben seni Cebrail’in öğretmeni bilirim, ben seni, Alem’lerin, sultan-ı bilirim, ben seni Ferman bilirim, ben seni konuşan Kuran bilirim, ben seni can bilirim, ben seni canan bilirim, ben seni derde derman bilirim, ben senin sıfatlarıyın karşısında, kendimi aciz ve bilgisiz bilirim. Ben senin üstün vasıflarını anlatacak kudrete sahip değilim. Ya Emrilmüminin `Tüm kainat defter olsa, canlı cansız tüm mahluklar yazıcı olsalar, senin sıfatlarını yazmakla bitiremezler. `Benim ki de delilik işte, kalkmışım seni övmeye yelteniyorum, halbuki senin buna hiç ihtiyacın yokki. Ya Ali, beni bağışla, terse dönmüş olan dünyanın çarkını gördüm, çok kahırlandım ve sana yazma ihtiyacı duydum. Bir zamanlar seni çok sevdikleri için gericilikle suçlananların, şimdi de yobazlıkla suçlandıklarını gördükçe üzülüyorum. Ya Allah’ın aslanı, hani demiştin ya, `Beni kim, herşeyden üstün görür ve çok severse, mutlaka musibete uğrar `diye, bugün bu sözünü daha iyi anlıyorum, seni sevenler, bugün maalesef hepten musibetteler, ama yinede senden mümkünü yok vazgeçmezler. Ya Ali bu durumda, beni en iyi sen anlarsın diye sana içimi döktüm. Ayşe’ye karşı yaptığın, deve savaşında, yenileceğini anlayan Ayşe’nin ordusu, mızrapların ucuna Kuran yapraklarını takınca, ben Kuran-a karşı savaşmam dediğinde, seni yüz üstü bırakıp kaçan hariciler, seni aptallıkla suçladılar, ve aynı kişiler, sana inananlarıda rafizilikle suçladılar. O günden bu yana aynı mayayı taşıyan utanmazlar, bugün Allah’tan korkup, kuldan utanmadan sana dil uzatıp ‘Ali bir araptır’ Ali elinde kılıcıyla, Islam-ı zorla yayan bir şeriatçı-dır, bir katildir diyebiliyorlar. Kim ne derse desin, biz seni çok seviyoruz, bu vesile ile, bizede yobaz diyorlar, varsın desinler. YA ALI SENİ SEVMEK RAFİZİLİK İSE, BEN RAFIZIYIM; SENİ SEVMEK ŞAYET KIZILBAŞLIKSA, BEN KIZILBAŞIM; SENİ SEVMEK KAFİRLİK İSE, BEN KAFİRİM; SENİ SEVMEK YOBAZLIK İSE, BEN YOBAZIM; AMA BU BÖYLE BİLİNSİNKİ İKİ YÜZLÜ OLAN BEN DEĞİLİM, SANA ÇAMUR ATANLARDAN, HELE, SENİ KOLTUK UĞRUNA KULLANANLARDAN HİÇ DEĞİLİM; DEYİŞLERDE, NEFESLERDE GÖSTERİŞ OLSUN DİYE, YA ALLAH, DEYİP, ATESİTLİK YAPMIYORUM, YA MUHAMMED DEYİP, İNANMIŞ GİBİ GÖRÜNÜP, NE HAZRETİ MUHAMMED-E VE NEDE, ONUN SOYUNA, HAŞA HAKARETLER YAĞDIRMIYORUM, YA MEDET ALİ DEYİP, SENİ ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANMAK İSTEYENLERDEN DEĞİLİM, SENİN ŞEKLİN VE ŞEMALİN ÜZERİNE YORUM YAPANLARA LANET OLSUN, BİZE NE ALİ-DEN DEMİYE DİLİM VARMAZ, YA ALİ ÖZÜMLE, SÖZÜMLE BEN BUYUM İŞTE, KİMİSİ KAFİR DER, KİMİSİ YOBAZ DER, AMA BENİ EN ÇOK ÜZEN, SENİ SEVEN GÖRÜNENLERE NE OLDU, İŞTE BUNU BİLEMEDİM. ÜSTELİK BİRDE SENİN OĞLUYUN POSTUNA OTURUP, BAŞLARINI SECDEYE KOYUYORLAR . ANLAYACAĞIN BİRİLERİ BİRİLERİNİ BİR ŞEKİLDE OYUNCAK GİBİ KULLANMASINI ÇOK İYİ BİLİYORLAR.BU DÜNYA MENFAAT DÜNYASI OLMAKTAN KURTULAMIYOR, HALBUKİ O İNSANLAR, BU YALAN DÜNYANIN BİR KAÇ GÜNLÜK OLDUĞUNU BİR İDRAK EDEBİLSELER SORUN KALMAZ SANIRIM. BEN SENİN HAKKINDA SÖYLENENLERİN HİÇ BİRİNE ALDIRMIYOR, RAĞBET ETMİYORUM. BENİ TANIDIĞIN KADAR TANIYORSUN, KENDİ SİTEMLERİMLE, SENİ ÜZDÜĞÜM İÇİN,SENDEN ÖZÜR DİLERİM,BAĞIŞLA BENİ YA ALİ.
AŞK-I NİYAZLARIMLA.
-
From: aliyakar@live.de
To: aslihan.kilic@isbank.com.tr
Subject: RE: Slm.
Date: Mon, 9 Feb 2009 14:37:46 +0100
Düzeltilmiş şekliyle yeniden yolluyorum selamlar iyi çalışmalar
MAZİDE KALAN BİR ANIYA
Görünüşte babayiğitti, kolay kolay kimseden yılmazdı, anlıyacağınız sıkı adamdı,
Gençliğinde yağlı güreş tutardı, köy, köy, kasaba, kasaba gezerdi.
Uzun boylu, yakışıklıydı, daima ölmiyecek gibi yaşardı.
Evlilik aklının ucundan bile geçmezken, babası zorla evlendirdi,
Kahyanın on üç yaşındaki kızına düğün dernek edildi,
Gönülsüz evlenen güreşçiye o yerler dar geldi, başını aldığı gibi gurbete gitti.
Onun bu gidişini körpecik eşi hiç umursamıyordu,
Çünkü henüz çocukluğunu yaşıyor, arkadaşlarıyla sokakta oynuyordu.
Aradan geçen yıllar içinde, kocası olacak adamın ayda bir gelip gitmelerinden hamile kaldı,
Kimini ırgatlıkta, kimini tandırda, tam sekiz çocuk doğurdu,
Bir çoğunu düşürdü,bir kaçı öldü hayatta beşi kaldı,kocası olacak hayırsız başını alıp gidince,
Kaynatası gencecik geline ve günahsız yavrularına ev yeri olarak tandırı gösterdi,
Yerde kuru çulun üstünde yatarlardı, tandırdan içeriye gün, güneş, girmezdi.
Genç kadının gecelere yaktığı türküler dinleyenlerin bağrını ezerdi,
Komşularının, anası Hüsnenin, dezzesi, gırnağın verdiği yiyeceklerle geçinirlerdi,
Kahya’nın kızının kendi perişanlığı umurunda değildi fakat ya çocuklar, ya çocuklar?
Köy yerinde yapayalınız tazemi taze, güzelmi güzel açmamış gonca bir gül.
Irgatlığa götürdüğü kuru ekmekle, kuru soğanı yerdi, başkalarına bakar imrenirdi,
Yırtık lastik ayakkabılarından dikenler girer, acıdan inim, inim inlerdi.
Gurbete çıkan kocası, bir daha dönmemek üzere temelli gitti,
Hovarda adam önce gardiyanlığa, daha sonra fabrikada çavuşluğuna işe başladı,
Kendine bir dost kadın edindi, ondan bir çocuk peydahladı,
Onunla yetinmedi başka bir kadında karar kıldı,
Gözü doymuyordu, nefsinin esiri oldu Ankara’ya gitti, köyden kel Rıza ile bin ceviz kırdı,
Oradan başka kadın alıp bir kaç aylığına köye getirdi, köylü karısına hizmet ettirdi.
Ankara, Çorum dar geldi, oralara sığmadı, dostuyla birlikte İstanbul’a göçtü,
Böylece köylü kadının bir gün döner diye hayalleri suya düştü.
Hayat artık genç kadını, sabırlı ana, çileli ana, Fadime ana yapmıştı,
Artık ne arayanı nede soranı vardı.son doğurduğu kızı aniden hastanladı,
Çok çetin bir kış günüydü parasıda yoktu, çocuğunu şehire doktora götüremedi,
Bir kaç gün içinde üç yaşındaki dünya güzeli olan kızını kara toprağa verdi,
Göz yaşları yere yağan karları eritti, çok çaresizdi, bu nasıl adaletti?
Kayınbabası gençliğini yaşayamayan geline acıdı, oğluna bir mektup yazdı,
Bir kızını, iki oğlunu yanına katarak genç gelini otobüsle İstanbul’a oğlunun yanına saldı,
Ortanca oğlu azaplık yapmak için köyde kaldı, ananın yürekleri dağlandı.
Köylü kadın İstanbul’da kuması ile aynı evde yaşayacaktı, hayat yine zehir zıkkımdı,
Kuması emreder, o hizmet ederdi, yoksa kocasından kürek sapıyla dayak yerdi,
Kocası olacak adama Türkiye dar geldi, bir solukda Almanya’ya işçi gitti,
Her yıl altında bir araba, yanında Alman kadınları aç kapıyı köylü kadın ben geldim.
Çektiği bunca çile köylü kadının canına tak edip, kocasına gece gündüz beddua eyledi,
Allah inşallah seni bana bir gün muhtaç eyler diye dualar ederdi,
Ama ne yazıkki adam bir türlü uslanmadı, bir yerlere sığmadı, akıllanmadı,
On beşinci sevgili olarak, kendinden otuz yaş küçük olan arkadaşının karısını kaçırdı,
Kırk beş sene sonrada köylü karısına ak kağıdı çok gördü onu bir solukta boşadı,
Köyünde, İstanbulda Fadime ana diye bilinen, sabırlı, çileli kadının bedduası tuttu,
Gün geldi, devran döndü, kocası olacak hayırsız adam yatalak oldu,
Ele avuca sığmayan gurursuz, kendini beğenmiş adam yaşlandı yiyemez, içemez oldu,
Tüm kazancını sonradan doğan evlatlarına bağışladı, eskilerini hiç hatırlamadı,
Yıllar boyunca yiyemez, içemez oldu, belkide pişmanlığından on yıl boyunca ağladı,
Cenazesine, ne oğlu, ne gardaşları ne torunları, nede komşuları katıldı,
Kafalardaki soru işareti, acaba kim idi bu güreşçi, gardiyan, çavuş diye çağrılan adam?
Bu adam Aloğon oğlu Hüseyin diye bilinen, gurbette rahmetli olan benim hayırsız babam,
Arada kalanda, sabırlı, çileli, çalışkan, ırgatçı, temizlikçi, anaların anası olan,
Ne yazıkki bu dünyada gün göremeden, sevgiyi, varlığı bilemeden çekip gidecek olan,
Ufacık, tefecik fakat yüreği erkekten daha erkek olan, canım Münevver anam...Ali yakar
UNO - Das Familienspiel für den Messenger! Jetzt spielen!
Sicher, schnell, übersichtlich - der Internet Browser vom Marktführer!
Adem’den Havva’dan gelişim benim
Bizi ayıranlar bizden ayrıdır gardaş
Şüphesiz toprak olacak bir gün tenim
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
Yaratan-ı hak bildim Resul’ü kanberi
Ayırmadım, yüzyirmi dört peygamberi
Ehlibeyti sevenler kokar, misgi amberi
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
Bu alem, Rabbil alemin unutma başta
Günah işleyenler elbette, yanar ataşta
Ben cennetliğim diyenlerde kalır boşta
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
Zannetme, bu dünyayı bomboştur hali
Ağır yüktür kalmasın mazlumun vebali
Cümlemiz ademiz, bilelim kamili, cahili
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
Ona, buna denmesin müslüman, gavur
Rüzgar eserken harmanda secini savur
Ayrılma ademden, birlikte bu düzeni kur
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
İnsana yakışırmı alevi, sünnidir demek
Ayrım, gayrım cümlemizin neyine gerek
Toplum olarak yakışır, ölmeden, ölmek
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş
Kulsevenim sen ademden kaçma uzağa
Uzaklara kaçanlar bir, bir düşerler tuzağa
Sen aslını yitirme, uyma şu bozulan çağa
Bizi ayıranlar, bizden ayrıdır gardaş.